Birçok yasaktan nedense en çok kadınlar etkilenir. Asıl amaç kadını korumak iken sanırım korumamız gerekenden korkmaya başladık.
Tarih sahnesindeki yasaklara bakıldığında, hemen hemen birçok konuda kadınların önüne engeller çıkarıldığını görüyoruz. Bunun nedeni sorgulandığında ise altında saçma sapan sebepler buluyoruz.
Irksal, dinsel, sosyolojik ve benzeri etkenlerden dolayı birçok kez yasaklar konulmuştur. Asıl altında yatan sebebin korku olduğunu düşünüyorum. Kadınların birçok alanda başarı göstermelerinin ardından mutlaka bir sebeple, anlam verilemeyen yasaklar ortaya çıkmıştır. Sanırım medeniyet dediğimiz olgu, kadından bayağı korkar vaziyette.
Çünkü kadın öğrendikçe gelişir, geliştikçe öğretir ve geliştirir.
Şimdi, son dönemde kardeş ülkemizde getirilen başörtüsü yasağına bakalım. Hangi açıdan bakarsanız bakın, asla anlamlı bir sebep bulamıyorsunuz. Bu konu, bir dönemler bizim ülkemizde de büyük bir sorundu. Neyse ki şükürler olsun, biz bu sorunu çözdük.
Mesele aydınlık mı, mesele özgürlük mü? Nedir mevzu, Allah aşkına? Bırakın şu kadınlarla uğraşmayı!
Her şeyi yanlış anlıyor, her şeyi işimize geldiği gibi değiştirip dönüştürüyoruz.
Aydınlıksa, aydın dediğin kişi herkesin kendi haklarına saygı duymayı bilir. Bu bir aydınlık ya da laiklik meselesi değil, kardeşim. Sen kimsenin yaşam tarzına müdahale etmezsen işte o zaman aydın ve laik olursun.
Nedir bu laiklik adı altında sürekli kadınlara yasaklar getirmek ve baskı uygulamak? İnsanlık ne zaman çıkacak bu örümcek ağı bağlamış düşüncelerden, hiç bilemiyorum.
İnsan, inandığı dinden ötürü giydiği kıyafet yüzünden dışlanmayı hak etmiyor ve hiçbir zaman da hak etmeyecek.
Bu yasakları bir ideolojiye sığdırmaya çalışmak ahmaklıktır.
Başı açık gezen ne kadar özgürse başını örtmek isteyen de o derece özgürdür, özgür olmalıdır.
Başını örtüyor diye bu insanları dışlamak, yasaklar getirmek hiçbir zaman işe yaramadı, yaramayacak da. Her yasak, beraberinde karşısında bir direnç oluşturmuştur.
Şimdi konuyu dinin dışında inceleyelim. Bu yasaklara karşı çıkmayanlar için söylüyorum: Bugün, “Başörtüsünü örtmesin kardeşim, açık gezsin.” diyenlere yarın, “Artık tişört giymek yasaklanmıştır. Tişört giyenler okullara ve iş yerlerine alınmayacak.” deseler tepkimiz ne olur? Saçma gelir, değil mi? İşte başörtüsü yasakları da bence bu derece saçmadır, gereksizdir.
İnsan istediği gibi giyinebilir. Giyim tarzından ötürü insanları dışlamak, son derece bağnaz bir düşüncedir. Bu tarz yasaklara dikkat edin; hep kadınları etkiler. Başta da dediğim gibi, sanırım insanlık kadınlardan korkuyor.
Şimdi dinimize bakarsak, ne diyor Yaratıcı? Kadınları koruyun, onlar size emanettir. Peki, biz ne yapıyoruz? Korumuyoruz; korkuyoruz ve sürekli baskı altına almak istiyoruz.
Unutmayalım, baskılanan her şey başka bir şekilde, başka bir yerden mutlaka yukarıya doğru fırlayacaktır.
Umarım kimsenin yaşam tarzına ve giyim tarzına müdahale edilmeyen bir dünyaya en kısa zamanda ulaşırız da rahat rahat, insan gibi yaşarız…