Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç veren bir BM” temasıyla 22 Eylül’de başlayan Genel Kurul görüşmelerinde dördüncü sırada kürsüye çıkan Erdoğan, konuşmasında özellikle BM’nin karar alma mekanizmasının yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.
“190’dan fazla ülkenin iradesi 5 ülkenin keyfine bırakılamaz”
Erdoğan, Genel Kurul hitabının öncesinde kaleme aldığı ve Bloomberg’de yayımlanan yazısında da BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısını eleştirmişti.
BM’nin uluslararası krizlere çözüm üretme kapasitesinin, karar alma mekanizmasındaki mevcut yapı nedeniyle zayıfladığını savunan Erdoğan, Güvenlik Konseyi’nin beş daimî üyesinin veto yetkisinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Genel Kurul’daki konuşmasında da reform çağrısını yineleyen Erdoğan, “190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, BM’nin mevcut yapısıyla “kan kaybetmeye devam ettiğini” ve örgütün görevini etkin biçimde yerine getiremez hale getirildiğini söyledi.
Veto yetkisi 5 ülkenin elinde
BM Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisi Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD olmak üzere beş daimî üyeye ait.
Konsey’in esas nitelikteki kararlarında dokuz olumlu oya ihtiyaç duyulurken, daimî üyelerden herhangi birinin olumsuz oy kullanması kararın kabul edilmesini engelleyebiliyor.
Buna karşılık BM Genel Kurulu’nda her üye devletin bir oy hakkı bulunuyor ve Genel Kurul’da veto mekanizması bulunmuyor. Ancak Genel Kurul kararları, Güvenlik Konseyi kararlarının aksine çoğunlukla tavsiye niteliği taşıyor.
Erdoğan, reform tartışmasında Güvenlik Konseyi’ne yalnızca yeni daimî üyeler eklenmesinin yeterli olmayacağını savunarak, hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini tek başına engelleyemeyeceği bir karar alma sisteminin oluşturulmasını önerdi.
İngiltere’den veto konusunda gönüllü kısıtlama girişimine destek
BM’de veto yetkisinin kullanımına ilişkin tartışmalar sürerken Birleşik Krallık da Fransa ve Meksika öncülüğündeki bir girişime katıldı.
Girişim, BM Güvenlik Konseyi’nin daimî üyelerinin “kitlesel zulüm” olarak tanımlanan durumlarda veto hakkını gönüllü olarak kullanmamasını öngörüyor.
Birleşik Krallık, Fransa’nın ardından girişime destek veren ikinci daimî Güvenlik Konseyi üyesi oldu. Girişimin 128 ülke tarafından desteklendiği bildirildi.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı da veto hakkının “sorumlu şekilde kullanılmasına yönelik taahhüdünü” sürdürdüğünü açıkladı.
Erdoğan’dan Gazze mesajı
Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Gazze’deki savaş oldu. Gazze’de yaşananlara ilişkin sert ifadeler kullanan Erdoğan, bölgeyi “çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz (toplama) kampı” olarak nitelendirdi.

Cumhurbaşkanı, Ortadoğu’daki çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması gerektiğini vurguladı.
ABD’nin Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’a BM Genel Kurulu’na katılabilmesi için giriş vizesi vermediği belirtilirken, Abbas’ın Genel Kurul’a video bağlantısıyla hitap etmesi bekleniyor.
“Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz”
Erdoğan, Suriye’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise ülkenin “huzurlu bir ülke olma hedefine ilerlediğini” söyledi.
Türkiye’nin Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, bölgedeki istikrarın önemine dikkat çekti.
Avrupa güvenliği mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın güvenlik mimarisine ilişkin de Türkiye’nin konumuna vurgu yaptı. Erdoğan, “Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması açık söylüyorum mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin savaşın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü korunarak sona ermesini arzu ettiğini belirtti.
Mekke Anlaşması ve bölgesel iş birliği
Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurulan savunma ittifakına da konuşmasında yer verdi. Mekke Anlaşması kapsamında oluşturulan iş birliğinin bölgesel dayanışmayı güçlendirdiğini belirten Erdoğan, “Sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz.” dedi.
New York’ta yoğun diplomasi trafiği
21 Eylül’de New York’a giden Erdoğan, BM Genel Kurulu kapsamında çeşitli devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştiriyor. Erdoğan’ın programında Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Menfi ve Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Sabah Halid ile görüşmelerin yanı sıra “100 Yıllık Dostluk Türkiye-ABD” etkinliği de yer aldı.
Cumhurbaşkanı’nın programında İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi ile görüşmeler de bulunuyor.
Çarşamba günü ise Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Irak Başbakanı Ali Zeydi ile ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.
Erdoğan’ın 23 Eylül’de BM Genel Sekreteri’nin İklim Etkinliği kapsamında da konuşma yapması bekleniyor.





